Haber Detayı
14 Haziran 2019 - Cuma 10:25 Bu haber 597 kez okundu
 
Bir Bir Yok Oluyorlar
Prof. Dr. Hamza Gündoğdu Yaptığı Araştırmada Kürtün El Sanatlarının Bölge İnsanının Geçim Kaynağı Olduğunu Ortaya Koymuştu.
GÜNDEM Haberi
Bir Bir Yok Oluyorlar

Prof. Dr. Hamza Gündoğd yaptığı bir araştırmayı kaleme aldı. Gündoğdu araştırmasında el sanatlarının Kürtün yöresinde yaşayan insanların bir zamanlar geçim kaynağı olduğunu ortaya koydu.

Prof. Dr. Kaleme aldığı yazısında önemli noktalara değinerek, şu ifadeleri kullandı: “Anadolu’muzun çeşitli yörelerinde göçebe Türk kültürü ile gelen, yerleşik hayata geçince de o yöre ismi ile anılan, el emeği göz nuru diye nitelendirdiğimiz birçok el sanatı kolu mevcuttur. Bu el sanatı ürünleri; bazen Antep işi, Maraş işi, Harput işi vb. gibi yöresel adlarla anılırken, bazen de kişi ya da grup adlarıyla birlikte anılmaktadır. Ancak hemen belirtelim ki Türkiye'de henüz bu el sanatı eserlerinin tam bir tespiti yapılmamış, kataloglan ortaya konmamıştır. Üzerlerinde ciddi, bilimsel çalışmalar yapılmadığı için ve ayrıca üreticilerin emeklerinin karşılığını alamamaları sonucu bu el sanatlarına olan ilgi günden güne azalmakta, hatta birçok yörede tamamıyla ortadan kalkma durumu ile yüz yüze gelinmiştir.”

“Bazı Bölgelerde Üretim Yapılıyor”

“Anadolu'da çeşitli yörelerde üretimi yapılan, ya da sürdürülmeye çalışılan bu türden yüzlerce el sanatı ürünü arasında; iğne oyacılığından kıl çadır dokumacılığa, dericiliğe, kürkçülüğe, saraçlığa, yemeni yapımcılığından yazmacılığa, bastonculuktan kaşıkçılığa, çorap örücülüğünden hasır dokumacılığa, son günlerde benimsenen ifadeyle Roman kalburculuğundan, külek yapımcılığına, ipek halı dokumacılığından, uluslararası boyutlara ulaşmış halı-kilim, zili, seccade, yastık dokumacılığına, bakır işlemeciliğinden el yapımı silah üreticiliğine, Erzurum, Gümüşhane, Bayburt yörelerinde kadınlarımızın dışarı kıyafeti olarak giydikleri ehram dokumacılığından güveç, testi, vb. gibi toprak kaplar yapımına, altın, gümüş işlemeciliğinden Oltu taşı işlemeciliğine, çeşitli seramik, cam ve çini kap üretiminden ahşap ev gereçlerine, mobilya üretimine, zil, çan, kelek, kazma, balta, orak, nacak, tırpan, dirgen, yaba, atkı, v.b. üretimine ve daha akla gelmedik pek çok turistik eşya üretimine kadar zengin Anadolu coğrafyasının her köşesinde pek çok el hüneri, geleneksel değerlerle üretilmeye devam edilmektedir.”

“Binlerce Yıllık Yansımalar”

“Folklorumuzun, el sanatlarımızın binlerce yıllık yansımaları olan bu üretimler arasında kuşkusuz en önemli yeri dokumacılık almaktadır. Geçmişte sırta giyilen abadan, çobanların sırtına geçirdiği keçeye kadar; halı, kilim, zili, çarpana, kuşak, kolan, çul, çuval, heybe, seccade, battaniye, şal, herki, gej, kıl çadır, v.b. gibi ihtiyaç malzemesi olarak üretilen ve gündelik hayatımızın vazgeçilmez unsurları arasında yer alan dokumacılık, Anadolu'nun hemen her yöresinde görülen, geleneksel değerlerin üzerine yansıtıldığı en önemli el sanatı kolu olarak dikkat çekmektedir.”

“21 Yıl Önce Yapılan Araştırma”

“1998 yazında çevre araştırmalarımız sırasında Kürtün'de, geleneksel değerlerimizi sürdüren el sanatlarına yönelik dört tür faaliyet dikkatimizi çekmiştir. Dededen toruna intikal eden ve tarihi derinlikleri hayli gerilere giden bu faaliyetler; ipek halı dokumacılığı, M.K.E. izinli Magnum tipi tabanca üretimi, çok çeşitli nitelikte ve sayıda ahşap araç-gereç ev eşyası, yazı, kalemlik, duvar levhası üretimi ve zil, çan, kelek, omuz kantar, balta, v.b. gibi demircilik işleridir. Bunlardan ipek halıcılık, yörede eskiden beri bilinmekle birlikte günümüzde evlerde, özel atölyelerde dokunan, getirisi, aile ekonomisine katkısı yüksek bir el sanatı kolu olarak dikkat çekmektedir. İpek halıcılığı teşvik etmek ve desteklemek amacıyla, 1984 yılında Sosyal Dayanışma Vakfı'nca yirmi haneye verilen kredi ile işe başlanmış, günümüzde 200-225 aile, ya bireysel bazda, ya da ailede çoluk çocuğu ile birlikte ipek halı dokuyarak ailesine ve milli ekonomiye katkıyı sürdürmektedir. Bu halılar çeşitli boyutlarda olabildiği gibi daha çok iki standart boyutta dokunmaktadır. Bunlardan iki-üç kişi tarafından dokunan ipek halılar 75x120cm. boyutunda olup daha çok, divan ve duvar halısı olarak tercih edilmektedir. Tek ya da, iki kişi tarafından dokunan halılar ise 40x60 cm. boyutunda olup turistik, tablo, v.b. gibi teşhir amacıyla dokunan ipek halılardır. Günümüzde Kürtün İlçe merkezinde 200-225 aile geçimini ipek halıcılıktan sağlamanın yanında bunun hayli karlı, geleneksel değerleri yaşatan, fert ve aile hayatına katkı sağlayan bir el sanatı kolu olduğu görülerek çevre köylerden de bu sanata karşı bir ilgi doğmuş, ilçeye bağlı 25 köyde bugün 250'ye yakın aile, ev ve atölyelerinde tezgahlar kurarak ekonomik gelişimlerine katkıyı hedeflemişlerdir. Bu olumlu faaliyetin tek olumsuz yanı ise hammaddenin tamamıyla İzmit, Hereke, İstanbul gibi batı kentlerinden sağlanmakta olmasıdır. Üretilen her bir ipek halının maliyetinin iki katına satılması, ilçe halkına önemli girdiler sağlamaktadır. Bunun yanında insanlarımızın boş zamanlarını değerlendiren önemli bir uğraşı alanı olduğu gibi ipek halıcılık, geleneksel el sanatlarımızın da önemli bir koludur.”

İpek Halı Geçmişini Arıyor

Prof. Dr. Gündoğdu’nun 21 yıl önce yaptığı araştırmada ipek halıcılığın Kürtün yöresinde bir geçim kaynağı olduğunu ilçe ve ülke ekonomisini elle tutulur bir katma değer sağladığı gerçeği ortaya çıkıyor.

Aradan geçen 21 yıl sonra her ne kadar Kürtün Belediye Başkanlığı ile Kürtün Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ortaklaşa açtığı ipek halıcılığı kursu bekleneni veremedi. Dönemin Belediye Başkanı Ahmet Kanat, devlet desteğinin şart oluğu gerçeğini dile getirmişti.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Bir, Bir, Yok, Oluyorlar,
Yorumlar
Haber Yazılımı