Haber Detayı
19 Aralık 2018 - Çarşamba 10:31 Bu haber 7114 kez okundu
 
Doğu Türkistan'ın Tarihi
DÜNYA Haberi
Doğu Türkistan'ın Tarihi

 

İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanlığı Sanayi, Teknoloji, Çevre ve Gençlik Politikalarından sorumlu İl Başkan Yardımcısı Kasım Demir, Doğu Türkistan tarihi ile ilgili açıklamada bulundu.

Demir, açıklamasında şunları söyledi: “Türkistan;Türklerin yaşadığı coğrafyanın adıdır. Türklerin bu coğrafyada kurdukları devletlerin sınırları ise Büyük Okyanus'tan Hazar Denizi'ne kadar uzanıyordu. O asırlarda Çin'in sınırlarını kuzeyde Sarı Irmak çiziyordu. 1865'te (Sultan Abdülaziz Padişah iken)Türkistan'ın batı kısımları Çarlık Rusya'sı tarafından işgal edilmeye başladı. Batı Türkistan adı bundan sonra kullanıldı. 1924 yılında Sovyetler Birliği'nin kurulmasıyla Batı Türkistan; Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan olmak üzere 5 cumhuriyete bölündü, her birine ayrı alfabe ve tarih uyduruldu.1876'da Türkistan'ın doğusunu, o zamanlar Çin Devleti'nin egemeni Mançular işgale başladı. 8 sene süren kanlı savaşlar sonrasında Mançu İmparatorluğu, 1884'te Doğu Türkistan'ı resmen ilhak etti; adını da "Yeni Bölge" anlamına gelen "Xinjiang" koydu. 1911'de Mançu İmparatorluğunu yıkan Çin'in hâkimiyeti başladı. Buna karşı Doğu Türkistan Uygurlarının isyanları aralıksız bir şekilde sürdü, önce 1933'te, daha sonra 1944'te başarıya ulaşarak iki defa Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kuruldu. Mao ve Stalin'in iş birliği ile askerî kuşatma sonucunda devlet, 6 yıl süren savaştan sonra 1949'da yıkıldı. 1955'te bölgenin adı Xingjiang Uygur Özerk Bölgesi olarak değiştirildi.Komünist Çin devletinin, insanların kimliğine ve varlığına karşı yürüttüğü zalim ve yıkıcı operasyonlara rağmen Uygur, Kırgız, Kazak, Tacik, Tatar, Özbek, Salar gibi yerli halk, özgürlük ve insan hakları mücadelesinden vaz geçmedi, kitle direnişleriyle tepkilerini gösterdi. Bu tepkiler 1951'de Gulya kentinde, 1953 yılında tüm Doğu Türkistan genelinde, 1954'te Hotan'da, 1956'da yine, Hotan'da. 1957'de Urumçi ve Ulanbay bölgesinde, 1958'de Hotan'da, 1958'de Altay bölgesinde ve Kumul'da, 1959 yılında Bay ve Tokşun bölgelerinde Kaşgar'ınPayziwat bölgesinde 1962 yılında Tursun Hapiz'de. 1969'da, Taklamakan'da, 1980'de Urumçi'de, 1981'de Kaşgar'ınPayzivat bölgesinde, 1985'te üniversite öğrencilerin yürüyüşü Urumçi, Kaşgar, Aksu, Hotan ve Boratola'da, 1988'de Urumçi'de  üniversite öğrencilerinin yürüyüşü, 1989'da Çin genelinde demokrasi yürüyüşü, 1990'da Kaşgar'da çiftçilerin yürüyüşü, 1995'te Hotan'da, 1996'da Onsu bölgesinde, 1997'de Gulya'da, 1998'de Aksu bölgesinde gerçekleşti.2001'de Çin, tepkileri beklemeden saldırıya geçti, 2002'de üniversitelerde Uygurca eğitimi kaldırıldı, asimilasyon operasyonları başlatıldı, "teröre karşı uluslararası savaş" bahanesiyle kanaat liderleri, iş adamları, âlimler, öğrenciler ve çiftçilerin de aralarında bulunduğu 100 bin Uygur hapishanelere konuldu. 2004'te zorla, yaşları 16-25 arasında değişen binlerce genç Uygur kızı, memleketlerinden kopartıp Çin'in iç bölgelerine yolladı. Kızlardan birçoğu ya kendi canlarına kıydılar ya da Çinli patronları tarafından cinsel tacize maruz kalıp, fahişelik yapmaya zorlandılar. 2005 yılında, çok sayıda geleneksel Uygur evini ve kadim Uygur şehirlerini yerle bir etti, insanları evsiz bıraktılar. Yapılan evlere Çin'liler yerleştirildi. Çin; 2006'da binlerce genç Uygur erkeğini Çin'in iç kesimlerine götürdü, bundan sonrası tam anlamıyla bir insanlık faciası, soykırım boyutlarına varan katliamdır. Dünya ve özellikle Türkler bu katliamlara sessiz kalmaya devam ederse Çin yaptığı zulmü arttırarak devam ettirecektir.”

 “Günümüz siyaset sahnesinde yer almak isteyen bazı tipler ve bunların başını çeken Doğu Perinçek Doğu Türkistan'daki kızıl zulümde Çin yanında yer almış. Periçek’in milli olduğunu söyleyen ve onun yanında boy gösteren, en basit tabiriyle "geri zekâlı Türk büyükleri" acaba siz bu işe ne dersiniz? Türkiye'nin İslamcısı aynı zamanda Arapçı olur, komünisti Rusçu, Arnavutçu, Çinci olur, liberalisti İngilizci, ABD'ci, Almanyacı ve daha bilmem neci olur, her birinin ortak bir noktası da bölücü kürtçü ve Ermenici olmaktır ama Türküm diyene de hep birlikte dönüp faşist derler. Bu topraklar bir gün bu düşünce içerisinde olan bu tiplere gereken cezayı kesecek ve hak ettikleri siyaset çukuruna gönderecek. Sırf bu yüzden bile olsa Türk'ün güçlü olmak gibi bir tarihi yükümlülüğü var.”

 

“Günümüz siyasetçileri ve iktidarının büyük ülkü insanı Nihal ATSIZ’ın dile getirdiği şu cümleyi “Yüzde yüz Türk olduğun gün kazanacaksın” kulaklarına küpe yapmaları ülkemizin ve soydaşlarımızın geleceği için daha hayırlı olacaktır.”

 

 

                                                                 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Doğu, Türkistan'ın, Tarihi,
Yorumlar
Haber Yazılımı