Haber Detayı
05 Şubat 2020 - Çarşamba 10:31 Bu haber 9072 kez okundu
 
Gümüşhaneli Yönetmenin Gözünden “Çanakkale Destanı”
Hüseyin Özdenin, Yönetmenliğini Üstlendiği “Mendilim Kekik Kokuyor” Filmi Seyircisi İle Buluşmayı Bekliyor
SANAT Haberi
  Gümüşhaneli Yönetmenin Gözünden “Çanakkale Destanı”

 

Çanakkale Savaşlarının 100. yılında düzenlenen ‘En İyi Senaryo Yarışması’nda birincilik ödülü alan A. Kadir Bozkurt’un “Mendilim Kekik Kokuyor” isimli senaryosu,  Gümüşhaneli yönetmen Hüseyin Özden’in yönetmenliğinde beyaz perdeye aktarıldı.

Gümüşhane ile ilgili daha öncede birçok proje gerçekleştiren  Gümüşhaneli yönetmen Hüseyin Özden, bu sefer Çanakkale Savaşı ile ilgili bir filmin yönetmenliğini yaptı.  25 sene TRT’de çalıştıktan sonra emekli olan Özden,  aynı zamanda birçok TV programı ve belgeselinde yönetmenliğini ve metin yazarlığını yapmış. Gümüşhaneli yönetmen Hüseyin Özden’nin İlk uzun metrajlı sinema filmi ise 6 Mart 2020 tarihinde vizyona girecek olan, “Mendilim Kekik Kokuyor”

Gümüşhaneli Hüseyin Özden’nin yönetmenliğini üstlendiği ve Çanakkale Savaşları’na gönüllü olarak katılan gençlerin hikâyelerini anlatan filmin çekimleri Antalya’nın Akseki ve Kemer ilçelerinde gerçekleştirildi. Çekimleri 6 hafta süren filmin başrollerini ise Alman oyuncu Wilma Elles ve Mehmet Çevik paylaşıyor. Kültür Bakanlığı ve Türk Kızılay’nın desteklediği film, 18 Mart Çanakkale haftasından 2 hafta önce, 6 Mart 2020’de gösterime girerek Çanakkale Savaşının yıldönümünde vizyonda olmayı hedefliyor. “Mendilim Kekik Kokuyor” filmi için DAP Holding ve Antalya Valiliği’nin destekleri ile İstanbul ve Antalya’da iki ayrı ön gösterim yapılacak. Sadece Türk insanını değil bütün insanlığı ilgilendiren bu filmin, yurt dışında ise özellikle Avrupa, Türk Cumhuriyetleri, Avusturalya ve Yeni Zelanda’da vizyona girmesi belirlenen hedeflerin arasında.

“Mendil Bizim Kültürümüzde Birçok Şeyi İfade Ediyor”

Savaş karşıtı anlatımların öne çıktığı filmde “İnsanlığın içindeki düşmanlığın yenilmesi” teması işlenmekte. Film ayrıca savaşı çıkaran emperyalist güçleri eleştirirken aynı zamanda var olma mücadelesi veren Anadolu’nun top yekûn direnişini de yansıtıyor.

Gümüşhaneli Yönetmen Hüseyin Özden, 6 Mart tarihinde vizyona girecek olan filmiyle ilgili soruları gazetemize cevapladı. Bu filmi çekmeye ikna olmasındaki en büyük etkenin filmin ismi olduğunun altını çizen Özden, isim fikrinin senarist A. Kadir Bozkurt’a ait olduğunu ve kendi düşünceleri ile örtüştüğü içinde filmin ismini değiştirmeye gerek duymadığını söyledi.  Mendil’in bizim kültürümüzde çok şey ifade ettiğini düşünen Özden; “Bazen derin bir aşkı, kimi zaman buluşma umudunu, hatırlanmayı, sevgi ve birçok duyguyu anlatmaya yetmiştir küçük bir mendil. Bana göre mendil; Anadolu’yu,  kekik kokusu ise; Anadolu insanının duygularını ve iradesini ifade ediyordu. Yedi düveli toplayarak Çanakkale önlerine dayanan emperyalist güçlere karşı direnen sadece bir ordu değil; tüm iradesi ile top yekûn Anadolu ve Anadolu insanın iradesidir. Çanakkale Savaşı aslında bir destandır ve destanlar ise fedakârlıklarla yazılır. Anadolu insanı da bu savaşta bütün iradesi ile yer almış, geleceklerini kurtarma yolunda dünya tarihinde nadir görülebilecek fedakârlıklar yapılmıştır. Filmin ismi zaten bu fedakârlığı ifade etmektedir” dedi.

“Filmdeki Bireyler Gerçek Aşk’a Yürüyor”

Çanakkale Savaşları ile ilgili şimdiye kadar görmediğimiz ve duymadığımız birçok olayın konu edildiğine değinen Özden; “Mendilim Kekik Kokuyor filmi, aşkı yüce bir değer olarak ele alıyor. Savaşa bir “delilik” olarak yaklaşan bu filmde bireyler, kendi aşklarından ve hayatlarından vazgeçerken aslında gerçek aşka yürüdüklerinin bilincine ulaşmaktadır” ifadelerini kullandı. Çanakkale Savaşlarının bu coğrafyada yaşayan herkesin geçmişine ait bir parça olduğu için bu konu hakkında birçok film yapıldığına dikkat çeken Özden, “Mendilim Kekik Kokuyor diğer filmlerden birçok yönü ile farklı. Öncelikle biz bu savaşa katılan herkesin yaşam alanı olan Anadolu’yu ve Savaş alanını birer karakter gibi ele aldık. Savaşı organize eden emperyalist güçler Anadolu’yu işgal hedefine ulaşmak için farklı ülkelerin masum insanlarını cepheye sürmüşlerdi. Biz aslında savaş karşıtı bir film yaparken, insanlığı düşmanlıkla savaştırmayı tercih ettik bu filmde”  şeklinde konuştu. 

Filmde Çanakkale Savaşı’ndaki kişisel insan hikâyelerinden yola çıkıldığını belirten Özden, savaşa katılsın veya katılmasın bütün Anadolu insanının fedakârlıklarının ve iradesinin emperyalizme geçit vermediğini göstermeye çalıştıklarını dile getirdi. Çanakkale Savaşında Anadolu’nun çok fazla kayıp verdiğini ve toplumun geleceğini inşa edecek olan gençlerin ve hatta öğrencilerinde bu savaşa dâhil edildiğini sözlerine ekleyen Özden; “Bu kişilerin her birinin bir hikâyesi vardı. Cepheye katılanlar da geride kalanlar da acı bedeller ödediler. Kimi vatan için hayatını kaybetti, kimi de aklını. Biz bu filmde savaşın bir delilik olduğu temasını işlerken vatanı savunmak için verilen mücadeleyi delilerle mücadele olarak göstermek istedik. Filmde bu delilik metaforları doğru anlaşılır umarım.  Kısacası savaşın sonunda yaralı bir Anadolu kaldı geriye” dedi.

“Kurabiye ve Börekler Setimizden Eksik Olmadı”

Mendilim Kekik Kokuyor filminin zor şartlarda çekildiğini ifade eden yönetmen; “Çok sınırlı bir bütçe, geniş bir kadro ve hesap edilemeyen masraflar söz konusuydu. Başta Türk Kızılay’ı olmak üzere birçok resmi ve özel kurum hatta şahıslar bir ucundan tuttular ve biz bu destekler sayesinde sırayla bütün güçlükleri aşabildik. Oyuncularımız ve teknik ekibimiz de bu filmin çekilebilmesi için fedakârlıklar yaptılar” dedi. 

Konuşmasının devamında çekim sürecinde yaşadıkları ilginç olaylara değinen Özden; “Her filmin çekim sürecinde bazı özel hikâyeler yaşanır. Bizim her günümüzde farklı hikâyeler yaşandı diyebilirim. Özellikle ana platomuzu kurduğumuz Akseki de yöre halkının bizleri sahiplenmeleri, mekânlarını açmaları anlatamayacağımız kadar bizleri duygulandırdı. Çekim mekânı için farklı mekânları gündeme aldığımızda mekân sahipleri adeta yarışırcasına destek oldular. Çanakkale Savaşının ruhuna uygun bir gönüllükle bizleri destekler. Evlerde yapılan kurabiye ve börekler setimizden eksik olmadı” şeklinde konuştu.

En büyük arzusunun filmin gişe yapması olduğunu söyleyen Özden, “Mendilim Kekik Kokuyor filmi zor şartlarda, biraz da gönüllülük ve fedakârlıklarla çekildi. Filmimizi tanıtabilmek için reklam bütçemiz yok. Biz yine de gençlerimize güveniyoruz. Bu filmi anlayacaklardır. Bizim insanımızın bir özelliği vardır. Normal şartlarda birbirini yer didişir durur ama dışardan bir tehdit geldi mi kendi iç meselesini bitirir ya da erteler ve tek yumruk dışardan gelen tehlikeye karşı mücadeleye girişir. Bu durum bin yıl öncede böyleydi, yüzyıl öncede ve şimdi de. Bu yüzden gençliğimize ve insanlarımıza inanıyor ve güveniyorum” dedi.

“Beş Filmlik Yol Haritası Hazırladım”

Son olarak bu filmden sonra yeni filimler için kendisine bazı hedefler koyduğunu açıklayan Özden; “Bu coğrafyanın kırılma anlarını anlatmanın, yine bu coğrafyanın yetiştirdiği münevver insanların sorumluluğu olduğuna inanıyorum. Zira bu işi yabancılardan bekleme lüksümüz yok. Onların anlatımları kendi değerlerini yansıtacak, kendi değerlerini yüceltecektir. Bu aşamada kendime bir görev verdim ve “Mendilim Kekik Kokuyor” dan sonrası için beş filmlik bir yol haritası hazırladım” dedi. 

Yönetmenin Mendilim Kekik Kokuyor filminden sonra izleyicilerle buluşturmayı planladığı filmlerden birincisi “Muhacirlik Zamanı” adlı film. Film, 1. Dünya savaşında Doğu Karadeniz Bölgesinde Ermeni ve Rum çetecilerin zulmü sonrası yaşanan Muhacirlik olayını anlatıyor. İkinci film ise “Yağmur Gelin” adında Ermeni Tehcir’ini konu alan bir film. Üçüncü film olan “Duduya”  ise köyden kente göçleri konu alacak olan bir film. Dördüncü film olan “ Nilüfer” yurt dışında yaşayan Türklerin hayata tutunma mücadelelerini konu alacak. Yönetmen son olarak ise Kıbrıs konulu bir film projesi ile seyirci karşısına geçmeyi planladığının müjdesini verdi.

 

  

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: , , Gümüşhaneli, Yönetmenin, Gözünden, “Çanakkale, Destanı”,
Yorumlar
Haber Yazılımı