Haber Detayı
02 Haziran 2016 - Perşembe 12:59 Bu haber 54 kez okundu
 
İNSANA DAİR
- Haberi
İNSANA DAİR

    Kendini sever gibi sevmeli insan.Dost’unu, arkadaşını, aileni, doğayı, sevgiliyi kısaca herşeyi. Kendini sever gibi severse insan; hiçbir canlı hatta nesne incinmez, kırılmaz. Ve kendini sever gibi severse insan, ne vazo kırlır ne içindeki çiçekler solar ne de yere dökülenlerden çevre kirliliğine sebebiyet verir... Sevgi korumak ve korunmaktır, çok hassastır aslında. Cümlelerin itinasıdır. Yüreğinin notalarından çıkan bir müziğin tını’sıdır belki de kulağa ya hoş gelir ya da tırmalar. Sonrasında yürek yaralanır, hani yamalar yapıyoruz dediğimiz anlarımız başlar. Peki hiç düşündünüz mü ben merkezinizi ne denli kontrol ettiğinizi? Kırıldığınız kadar kırdıklarımız da olmuştur belki de.  " Ohh, verdim dersini! " diyenlerden misiniz mesela ? Oysa ki ders almak, ders vermek ticaret değildir. Çünkü yaralar açarken yaralanırız farkında olmadan. Hep kendimizi över dururuz ve hep birşeyleri eleştiririz. Peki, eleleştirdiklerimizi kendimizin de yaptığı hiç olmuyor mu acaba? Cümlelerimiz hep ben diye başlıyor. Acaba yapamadıklarımızın, yaptıramadıklarımızın hırsını başkalarının canını yakan,üzen sözlerle mi hırs alıyoruz? Gençleri bile eleştirirken sanki onları sokaktan toplayıp evlerimize aldık. Oysa ki onlar bizim çocuklarımız, onları bizler büyüttük ama 'tanıyamıyoruz' deriz nedense? Elimizi biraz da taşın altına sokmayı başarabilsek. Kendi yaptığımız kötü örnekleri onlar yaptığında sinirleniyoruz. Her gün kitap, gazete okuyor muyuz? Yalandan uzak duruyor muyuz? Dedikodu yapmıyor muyuz? Bizler de kendi büyüklerimizi  üzmüyor muyuz? Televizyonun karşısına mıh gibi dikilmiyor muyuz? Bir soru sorduklarında 'git başımdan' demiyor muyuz? Yaa, sen ne bilirsin, diye susturmuyor muyuz? İllaki bazılarını yapıyoruzdur ne dersiniz? Yani önce kendimizi masaya yatıralım. Artılarımızı, eksilerimizi gözden geçirelim; çok ama çok esnek düşünelim. Önyargısız ve hoşgörülü olalım. İnsanlarla özellikle tecrübesiz gençlerle uğraşmak yerine onlara elimizi uzatalım. Hepimiz toplum olarak sevgiye öylesine uzak ve öylesine aç kaldık ki neredeyse birbirimizi yiyecek derecede yam yam olmak üzereyiz... İçimizde öyle insanlar, öyle tipler var ki: "Suya sabuna dokunmayan yaşamlar. 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' bilinciyle hareket edip, birlik ve beraberlik görüntüsü çizen kuru kalabalıklar. Birbirinden gözlerini kaçıran, duygulara ayna olan gözleri saklayan, belki yakalanma korkusu, belki açık verme telâşı ile sarmalanmış bakışlar. Ciddi ve resmi olmayı, samimi olmaya tercih etmiş kibirli insanlar yumağı. İyilik yapmayı reklâm yapmakla eşdeğer tutan sözüm ona cömert zenginler. Çocuklarına sarılıp öpmeyi zayıflık olarak niteleyip uzaktan sevgisini sunan babalar. Anneliği hem döverim hem de severim diye yanlış anlayıp uygulayanlar. Kalp kıra kıra ilerleyerek aradığı aşkı bulacağını sananlar. Özür dilemeyi kendine yakıştıramayıp bir çuval inciri berbat edenler. Kendinden nefret eden, hayvansever ve doğasever kadınlı erkekli üyeler... İki satır kitap okuduktan sonra bildiğini sanan, sanmakla kalmayıp bilgeliğe soyunan, bilge olunmayı böyle kolay zanneden oturaklı kişilikler. Şiddetli eleştiri yaparak kendinden geçerken, eleştirilmeye tahammülü olmayan,  kendiyle  sözüm ona  barışık ağabeyler, ablalar. Kendi bakış açıları önyargılarla öylesine daralmışken, başkalarına nasihatler vererek hayat karartan ufku geniş beyinler.  Sevmeyi şartlara bağlayıp, sevilmeyi birinci maddeye taşıyan acıklı kalpler. Gücünü, kudretini başkalarının çaresizliğiyle besleyen tek tip insansılar. Sevgi paylaştıkça çoğalır söyleminin arkasına geçerek ve yanına genlerini de katarak “O da benim olsun, bu da benim olsun” şeklindeki hayat tarzını benimseyen çapkın ruhlar. Doğduktan sonra büyümesine izin verilmeyen minicik bedenleri katleden yaratıklar. İyi ki varsınız, iyi ki hayattasınız! Her zaman da var olmaya devam edeceksiniz! Siz var oldukça zıddınızın görkemi çıkıyor ortaya. O görkemi tüm haşmetiyle yaşamak isteyenlerin veyahut o görkemin bir parçası olan yüce gönüllerin katlanarak çoğalması umuduyla. . .
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Gümüşkoza
Etiketler: İNSANA, DAİR,
Yorumlar
Haber Yazılımı