Haber Detayı
16 Haziran 2016 - Perşembe 12:01 Bu haber 52 kez okundu
 
YALNIZLAŞIYORUZ
- Haberi
YALNIZLAŞIYORUZ

Kişinin "içinde yaşadığı dünyanın yabancılaşmış olduğunu bilmesi" demek olan yalnızlık, tüm insanlara özgü bir duygu değildir. Bütün insanlar yaşamlarının en az bir döneminde kendilerini yapayalnız kalmış kişi gibi duyumsarlar. Ve gerçekten yalnızdırlar. Yaşamak, gizemli bir gelecekte varacağımız yere gitmek için geçmişte bulunduğumuz yerden yola koyulmak demektir. Yalnızlık, insan duygusunun en derinden gerçeğidir. Yalnız olduğunu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır. Doğası gereği insan, kendi varlığını bir başkasında gerçekleştirme özlemi içinde ve doğaya hayır diyerek yaşar. Kendi kendini tamamlayan insanın doğasından söz etmemiz doğruysa eğer. İnsan özlemdir, kavuşmak için aranıştır. Bu yüzdenkişi kendi varlığını tanır tanımaz  bir eş ya da arkadaştan yoksun olduğunu anlar, yalnızlığının bilincine varır. Yalnızlığın iki anlamı vardır. mecidiyeköy eskort Birinci anlamda yalnızlık kendini bilmektir, öteki anlamdaysa kendinden (yalnızlığından) kaçıp kurtulma isteğidir. Yaşamın temel koşulu olan yalnızlık, kaygıdan ve kararsızlıktan kurtulacak bir sınav ve arınmadır. Bu yüzden amaç, yalnızlık labirentinin çıkış kapısında mutluluğa ve tüm dünya ile yeniden birlik durumuna erişmektir. Toplum içerisinde insanları birbirine bağlayan değerlerin başında gelen kültürün değişik boyutlar içerisinde algılanmaya başlanması ve bireyselleşmenin hızla devinim gösterdiği çağımızda yalnızlık kendini göstermektedir. Yalnız insan çevresindeki eş, dost ve akraba bağlarından gün geçtikçe uzaklaşmakta ve bu durum onu, insanları bir arada tutan değerlerden alıkoymaktadır. Yalnızlığın bu derece ilerleme göstermesi, kişiyi hayattan soğutan faktörlerin başında gelmektedir. Günübirlik beraberliklere menfaatçi arkadaş ilişkilerini de eklersek insanların yalnızlığa nasıl boyun eğdiği görülmektedir. En güçlü insan en yalnız olan insandır mantığı her yerde hüküm sürmeyeceğinden yalnızlığın ne kadar sıkıntı veren bir hastalık olduğu karşımıza çıkar. Aşk ve sevgi gibi insanları bir araya getiren duygu iksirinin yine insanlar tarafından parçalanmaya çalışılması, özgüvensizlik kalıbının bilinçte bastırılmayacak derecede açığa çıkmasına neden olmaktadır. Özgüvensizlik içindeki kişilik, kendinden başkasına da güven veremeyeceğinden yalnızlığı yaşamak insanın kaderselliğini oluşturmaktadır. Kıskançlık, çekememe ve anlaşamama gibi olumsuz düşüncelerin hissedilmesindense yalnız kalmak daha iyidir anlayışına sahip insan sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. En büyük yalnızlık, çevresi kalabalık olduğu halde kendi içinde yalnızlık hisseden bilinçtir. Bazı evlilikler bu kategorinin içerisindedir. Eşinden haz alamayan, eşiyle sohbet edemeyen ve devamlı çatışma duyan eş, kendisinin değersiz olduğunu hissettiği an, başka arayışlarda kendi yalnızlığını kapatmaya çalışır. İlgi ve alaka yalnızlığın panzehiridir. Metropol diye tabir edilen büyük şehirlerindeki kozmopolit yaşantı insanları birbirini duyumsamayacak kadar yalnızlığa iter. İnsanlar bir arada olmak ister ama iletişim anlamında bunu gerçekleştiremez. Kalabalık kitleleri bir araya getiren eğlence yerleri veya dinlenme-sohbet mekanları sadece görsel anlamda insanların yalnızlığını giderici etkileşime neden olur. Sendikal oluşumlar, dernekler ve çeşitli toplantılar insanları bir araya getirici mekan ve zamanı oluştursa da gerçek beraberlik ilişkilerinden uzaktır. Düğünler, bayramlar, törenler, festivaller, turnuvalar, merasimler, özel partiler, kokteyller vb gibi insanlarca doldurulan kalabalıklar yine de insanın yalnızlığını giderici etkide bulunmayacak kadar zayıftır. 'İnsan sevdiğiyle beraberdir' anlayışı günümüz şartlarında ne kadar gerçektir? Bence  insan günümüzde hiçbir zaman gerçekten sevdiği insanla beraber değildir. Sadece kolay elde ettiği insanlarla beraber olmaktadır. Çünkü sevgi 'karşılıklı' olduğunda 'insan sevdiğiyle beraberdir' sözü gerçek olabilir. Ya da en güzel sevgi en zor kazanılandır. Kolay sevgiler basittir ve bir o kadar da değersizleşir. Uğruna her şeyimi feda etmeyeceğim sevgiyi ne yapayım, demiştir bir ozanımız. Günümüzde bazı insanların yanlış yerlerde, yanlış kişilerle ve yanlış dostluklarda ilişki kurduğunu  görüyor ve gözlemliyoruz. Birbirine hiç uymayan insanlar bir araya gelip sırf yalnızlığımı gidereyim mantığıyla hareket ediyor. Ama bu birliktelikler acı ve hüsranla son buluyor. Son bulmayanlar ise acı bir ızdırapla beraberliğini zevksiz sürdürüyor. Malesef çağımızda bazı insanlar, kendileriyle beraber olmak istediği insanları seçmeye çalışırken maddi yapılarına bakarak hareket ediyor. Bu durum zamanla o insanları kendi içlerinde yalnızlığa sürüklüyor. Çünkü maddi doyum hiçbir zaman manevi doyum getirmiyor.
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Gümüşkoza
Etiketler: YALNIZLAŞIYORUZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı