Haber Detayı
09 Haziran 2016 - Perşembe 15:17 Bu haber 110 kez okundu
 
YAŞAMAK BİR TAKIM OYUNUDUR
- Haberi
YAŞAMAK BİR TAKIM OYUNUDUR

Bazen “ben” diyen insanlar arasında kendinizi çok yalnız hissedersiniz. Hani bir şarkı vardı, Mahzar - Fuat - Özkan (MFÖ) söylüyordu. “Peki peki anladık / sen neymişsin be abi / en güzel şeyi sen yaptın / en iyi hep sensin abi ...” gibi bir şeydi. Ama içeriği gerçekten şu an çevremizde sık sık karşılaştığımız insan tipini tarif etmiyor mu? Ne dersiniz. Bir düşünün bakalım, sadece kendisinin en iyi olduğunu düşünen, ve hep “ben ben” diyen kişiler yok mu çevrenizde? Oysa yaşam bir takım oyunudur. Çağdaş yönetim felsefeleri artık başarının yolunu 'Toplam Kalite Yönetimi'nde ve dolayısı ile ekip çalışmasında görmekteler. Bu durumu özetleyen bir hikayem var. Hikaye şöyle: "Çok eski zamanların dondurucu bir kışı yaşanırken, bütün hayvanlar acımasız soğuktan çok etkilenmiş ve çok büyük kayıplar vermişler. Ama en çok kayıp veren kirpilermiş. Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri olmayıp, kendilerini sıcak tutması mümkün olmayan dikenleri varmış. Bu durumdan çok endişe duyan kirpiler, en az zararla kışı geçirebilmek için meclislerini toplamış ve çözüm aramaya başlamışlar. Tartışa tartışa bir nihayete varmışlar. Gece olunca tüm kirpilerin bir araya toplanmasına ve birbirlerine çok yakın durarak geceyi geçirmelerine karar vermişler. Böylece kirpiler birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak ve aralarındaki hava akımını önleyerek donmaktan kurtulacaklarmış. İlk geceki deneyimlerinde bunun işe yaradığını görmüşler. Ama daha önce hiç ön göremedikleri bir başka problem çıkmış ortaya. Üşüyen kirpiler birbirlerine fazla yaklaştıklarından kirpiler birbirlerini sivri oklarıyla yaralamışlar. Daha sonraki gece yaralanma korkusundan dolayı kirpiler, bu defa da birbirlerinden uzak durmuşlar ama bu seferde üşümekten kendilerini kurtaramamışlar. Her gece; bazen uzaklaşarak, bazen de yakınlaşarak deneye yanıla birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak kadar yakın, ancak birbirlerini incitmeyecek kadar uzak durmayı öğrenmişler. Bu değerli öğreti de onların hayatta kalmalarına neden olmuş." Kıssadan hisse; ister kabul edelim ister etmeyelim, hepimizin bizi kaplayan uzun dikenleri var. Bunlar, bizim hayata karşı savunma mekanizmalarımız, filtrelerimiz. Bu filtreler bazen faydalı, bazen de zararlı. Çoğu zaman kimseleri yaklaştırmıyoruz yanımıza ya da korkutuyoruz onları oklarımızdan. Ya da başkalarının oklarından korkuyoruz. Filtrelerimizle elemeden kimseleri sokmuyoruz özel dünyamıza, sınamadan geçit vermiyoruz. Ne var ki 'hayatta kalabilmek ve sıcaklık' ancak yakınlaşmakla, 'birlikte' hareket etmekle mümkün olabiliyor. Sadece özel hayatımızda değil, iş yaşamımızda da bir takım olduğumuzu hiç unutmamalıyız. Hayatta kalabilmek ve rekabette öne geçebilmek için takım arkadaşlarımızla gerçek uyumu yakalamalıyız. Herkes önce kendi oklarının sorumluluğunu alıp, karşısındakiyle en uygun mesafeyi hemen ayarlamalıdır. Bu sadece bulunduğumuz takımın değil bizim de hayatta kalmamızı sağlayacak sihirli bir yaşam dersidir. İş hayatında esnek olmak, değişen kurallarla birlikte değişimi yakalayabilmek çok önemlidir. Tabiatımızda var olan oklarımızı, ne kendimize karşı ne de takım arkadaşlarımıza karşı kullanmalıyız. Oklarımızı çıkarma ve kullanma zamanını da iyi bilmeli ve çok dikkatli ayarlamalıyız. Yeni dünya birçok çelişkiyi de içinde barındırıyor. Oksuz, oklu kirpiler görme zamanımız artık gelmiştir. Ünlü ve usta bir tiyatro oyuncusunun genç tiyatroculara hitaben söylediği şu sözler aslında hepimize hitap etmiyor mu? "Yaşamı olduğu gibi kabullenmelisiniz. Fakat kabul edebileceğiniz gibi olması için de çaba sarf etmelisiniz. Mağlubiyet gerçekten de motive edicidir. Dibe vurduğunuzda en tepeye ulaşmaktan başka çareniz kalmaz. Sizi bu yoldan alıkoymaya çalışacaklar olacaktır pek tabi ki. Ama ilkeleriniz olacak, sizi satın alamayacaklar. Aptalların uydurduğu atasözlerine inanmayacaksınız. “Paranın satın alamayacağı şey yoktur.” , “Herkesin bir fiyatı vardır.” gibi sözlere kanmayacaksınız. Hatalarınız olacak elbette. Aldatılacaksınız kimi zaman. Yine de ders almayı bileceksiniz hatalarınızdan. Ve hatalarınızdan ders alarak doğruya ilerleyeceksiniz dimdik. Onurunuzla, gururunuzla, sizi siz yapan kimliğinizle ve beyninizle yaşayacaksınız. Üreteceksiniz inadına. Seveceksiniz, sevileceksiniz. İnançlarınızın arkasında duracaksınız. Sevgileriniz karşılıksız, yardımlarınız gizli olacak. Sizi attan, ottan ayıran özelliğinizin farkına varacaksınız. Düşüneceksiniz. Çünkü siz insansınız. Ve bunu yakaladığınız gün; bembeyaz yaşayacaksınız…"
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Gümüşkoza
Etiketler: YAŞAMAK, BİR, TAKIM, OYUNUDUR,
Yorumlar
Haber Yazılımı