Haber Detayı
11 Şubat 2021 - Perşembe 09:11 Bu haber 9573 kez okundu
 
Yöremize Özgü ‘Tülübaş’ Bitkisi Literatüre Kazandırıldı
BİLİM Haberi
Yöremize Özgü ‘Tülübaş’ Bitkisi Literatüre Kazandırıldı

 

Gümüşhane Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Bşk. Vekili Dr. Öğr. Üyesi Tuba Acet ve beraberinde bulunan bilim insanlarının Bayburt’ta yaptıkları bilimsel çalışma neticesinde incelenen ‘Tülübaş’ bitkisi, yayınlanan makale ile literatüre kazandırıldı.

Gümüşhane Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Bşk. Vekili Dr. Öğr. Üyesi Tuba Acet, Giresun Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü’nden Doç. Dr. Kadriye Özcan ve Bayburt Üniversitesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü’nden Dr. Öğretim Görevlisi Abdurrahman Sefalı tarafından yapılan ortak çalışmada Bayburt ilinin Yoncalı köyünde incelenen endemik ‘Tülübaş’ (Psephellus appendicigerus) bitkisi birçok hastalığa ilaç olma niteliği taşıyor. Bilim insanlarının yaptıkları çalışmalar neticesinde, antioksidan olarak insan vücudunda birikerek birçok organda toksik etki yapan serbest radikaller denilen zehir unsurlarını yok ettiği, Antimikrobiyal olarak insanın normal florası dışındaki mikroorganizmalar ile savaşma yeteneği olduğu ve taşıdığı özgün kimyasallar ile insan vücudunda diyabete sebep olabilen bazı enzimleri etkisizleştirdiği belirlenen ‘Tülübaş’ bitkisi yayınlanan makaleyle literatüre kazandırıldı.

‘Gümüşhane Pek Çok Endemik Bitkinin Yetiştiği Nadir Bölgelerden Biridir’

Türkiye’nin ve özellikle Gümüşhane ve çevresinin bitki ve endemik bitki çeşitliliği bakımından çok zengin bir bölge olduğunu söyleyen Gümüşhane Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Bşk. Vekili Dr. Öğr. Üyesi Tuba Acet, ‘’Ülkemiz de pek çoğu tıbbi ve aromatik bitkiler olmak üzere, bitki çeşitliliği bakımından oldukça zengindir. Özellikle, Gümüşhane ili sahip olduğu coğrafik özellikler ve farklı iklim şartları nedeniyle pek çok endemik bitkinin yetiştiği nadir bölgelerden biridir. Ülkenin kuzey bölgesinde yer alması ve dağların çevrelemesi sayesinde daha korunaklı ekosistemler oluşabilmiş ve nadir türlere de ev sahipliği yapan adeta bir korunak haline gelmiştir. Ancak, bölgemizde sıklıkla yürütülen maden faaliyetleri ne yazık ki nadir bitki türlerinin yaşamını tehlikeye atmaktadır. Bu bağlamda, üniversitemizin “Tıbbi Bitkiler, Geleneksel İlaçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi” kapsamında, bölgemizin gen kaynaklarının muhafaza edilmesi ve tıbbi-aromatik bitkilerin bitki biyoteknolojisi yaklaşımlarıyla, doğadan toplu biçimde toplamalar yapılmadan, bitki doku kültürü teknikleriyle bitkiler çoğaltılabilecek ve bunların ilaç, gıda, kozmetik veya boya endüstrilerinde kullanılabilirlikleri bilimsel verilerle ortaya konulması hedeflenmektedir. Hali hazırda, üniversitemizde bölgemizin zengin florasına vurgu yapan pek çok çalışma söz konusudur. Mevcut çalışmalara önemli ölçüde katkıları olan Giresun Üniversitesi, Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi sayın Doç. Dr. Kadriye Özcan’a; laboratuvar çalışmalarımda maddi manevi desteğini esirgemeyen Eczacı Ülkü Acet Özden’e; ve arazi çalışmalarımıza bizzat katılarak bizlere maddi manevi destek olan Bekir Sıtkı Acet ve Hamiyet Acet’e, ayrıca Sayın Vehbi Yalçın’a teşekkürlerimi sunuyorum. İlimizde, özellikle Artabel Gölleri Tabiat Parkı, el değmemiş doğası ve 4000 metrelere kadar uzanan yükseltisi ile ülkemizde ve dünyada yer alan çok nadir bölgelerden bir tanesidir. Bu bölgede yetişen bitkilerden pek çoğu, halk tarafından geleneksel yöntemlerle, çeşitli rahatsızların hafifletilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Ancak, halen bu bitkilerin pek çoğunun, biyolojik aktiviteleri ve fitokimyası bilimsel verilerle ortaya konulmamıştır’’ dedi.

‘Tek Bir Taşımız Dahi Çok Değerli’

Bölgede biyo-kaçakçılığın oldukça fazla olduğunu söyleyen Gümüşhane Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Bşk. Vekili Dr. Öğr. Üyesi Tuba Acet, vatandaşların bölgelerinde yabancı birilerini gördüklerinde ihbar etmeleri gerektiğini, bölgemizin tek bir taşının dahi çok değerli olduğunu söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Acet,  ‘’Bayburt’tan toplanan bir bitkinin çeşitli aktivitelerine baktık. Çeşitli kesimlerden pek çok Bayburtlu insanın ilgisini çeken çalışma, yerel basında da takdir edilmiştir. Türkiye’nin en çok göç veren topraklarında nice saklı cennetler olduğunu görmek ve bunları gündeme getirmek bizler için gerçekten çok önemli. Bölgemizde biyo-kaçakçılığın da oldukça fazla olduğu düşünüldüğünde halkı da bu coğrafyanın ve bitki örtüsünün ne kadar kıymetli olduğu ve yabancı gördükleri kişileri mutlaka ihbar etmeleri gerektiği gibi konularda uyarıyor ve bilinçlilik düzeylerini artırmaya çabalıyoruz. Tek bir taşımız dahi çok değerli, maalesef bölgemizde son yıllarda define arayan şüpheli kişiler de hem tarihi hem de doğal güzelliklerimizi ciddi manada tahrip ediyorlar. Bu konuda hem vatandaşların hem de devlet yetkililerimizin çok daha hassas olmaları gerektiği kanaatindeyim’’ şeklinde konuştu.

Gelecek İçin Atılması Gereken Önemli Adımlar Var

Yapılan çalışmaların uluslararası önemli dergilerde kabul görmesinin çok sevindirici olduğunu söyleyen Gümüşhane Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Bşk. Vekili Dr. Öğr. Üyesi Tuba Acet, ‘’Bu çalışmaların uluslararası önemli dergilerde kabul görmesi bizler için oldukça sevindiricidir. Bu hem bilimsel anlamda bir kazanım hem de bölgemizin dünya genelinde tanınabilirliği açısından oldukça anlamlıdır. Ayrıca bu çalışmalar, daha ileri çalışmalara öncülük edebilecek niteliktedir. Bitkilerdeki mevcut biyoaktivitenin kaynağı net olarak tespit edilebilirse, farmakolojik açıdan kullanım potansiyeli olan, doğal ve alternatif ürünler olarak ele alınmaları söz konusudur. Bu alandaki bilimsel araştırmaların tüm dünyada hızla arttığı düşünüldüğünde, yapılacak çalışmaların literatürde önemli katkılar sağlayacağı ve üniversitemizi bilimsel açıdan ön plana çıkarabileceği öngörülmektedir. Bu ideallerin gerçekleşebilmesi için, gelecekte yapılması gereken bazı önemli adımlar söz konusudur’’ diye konuşarak Gümüşhane Üniversitesi’nin bu alanda ideallerinin gerçekleştirilebilmesi için atılması gereken önemli adımları sıraladı;

1- Öncelikle, ekonomik değeri olan tıbbi ve aromatik bitkilerin tanımlanması ve üniversitemiz adına herbaryum açılarak, bu bitkilerin muhafaza edilmesi gerekmektedir. Bunun için, sistematik botanik alanında uzman, temel bilgi ve donanıma sahip, herbaryum çalışmalarının en aşamasında çalışabilecek bir ekibe ihtiyaç vardır.

2- İkinci olarak, özellikle, bitki biyoteknolojisi yaklaşımları ile önemli görülen bitkilerin kültüre alınması ve doku kültürü teknikleri ile laboratuvar ortamında gelişilebilmeleri hem bir gen bankası oluşturarak tehlike altındaki türlerin kurtulmasını sağlayabilecek hem de doğadan bitki koparılmasına gerek kalmadan daha standart ve sürekliliği olan çalışmalara imkan verebilecektir. Biyolojik çeşitliliğe zarar vermeden bitkilerin biyolojik aktivitelerini aydınlatma üzerine yapılacak olan çalışmalarda, doğadan fazla bitkinin toplanmasındansa doku kültürü teknikleri kullanılması çok daha kullanışlıdır. Bunun için de steril şartlarda çalışma ortamı sunan bir laboratuvara ihtiyaç vardır.

3- Üniversitemiz, öğrencilerin bilimsel okuryazarlık düzeyini geliştiren, teknik gezilerle bitkileri daha yakından tanıyarak, doğaya karşı bilinçliliklerini artıran bir kurum olmalıdır. Bu bağlamda, ilimizde belirlenecek uygun bir alanda, botanik bahçesi kurulması yararlı olacaktır. Botanik bahçesi, ekoturizm açısından da oldukça değerli görülmektedir.

4- Ulusal/uluslararası basın ile ortak çalışmalar yürütülerek, bitkilerin doğada görüldüğü zamanlarda fotoğraflandırılarak bölgemizin zengin biyoçeşitliliği tüm dünyaya tanıtılmalıdır.

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Yöremize, Özgü, ‘Tülübaş’, Bitkisi, Literatüre, Kazandırıldı,
Yorumlar
Haber Yazılımı