Yazı Detayı
21 Ocak 2021 - Perşembe 09:20 Bu yazı 243 kez okundu
 
DİJİTAL TASMA
Niyazi Karabulut
 
 

Teknolojinin eriştiği noktaya bakarak yakın gelecekte daha nelerin ortaya çıkacağını kestirmek zor. Yeni teknolojiler baş edebileceğimizden emin olamadığımız hızla ilerliyor.

Yapay zekâ son yılların en bilinmez, en anlaşılmaz ama en çok merak edilen konusu. Zalim bir gücün elindeki bu teknolojiyi insanlığın geleceği için tehlikeli görmek artık kehanet olmaktan çıkmış. Ben gelecekte değil bu gün kullandığımız teknolojinin nasıl bizi köleleştirdiğinden bahsetmek istiyorum. Evlerinde gençlerin bulunduğu aileler bunu yakından gözlemliyor. Artık çocuklarımız birer teknoloji bağımlısı.

Küçük bebeklerini ancak reklam izleterek yediren anneler türedi. Çocuklarımızı artık youtuberler şekillendiriyor. Çocuklarla bizler arasında yaşanan değişimin mimarı teknoloji… Z kuşağı dediğimiz çocuklar aslında elimizden uçup gidiyor. Daha doğrusu mankurtlaştırılan, köleleştirilen çocuklarımızın tasmaları sanal aktörlerin, yapay zekaların elinde.

Dijitalin devleri artık para kazanmaktan ziyade insanlığı yönetmenin derdinde. Bunun ilk denemesi Arap baharı diye bilinen süreç içerisinde denendi. Sosyal medyanın marifetiyle toplumlar yönlendirildi. Sonuçta gördük ki değişen bir şey yok. Sadece küresel sermayeye hizmet eden yönetimler işbaşına gelmiş veya yerini sağlamlaştırmış. Sosyal medya ve medya üzerinden bütün dünyaya demokrasi hareketi gibi gösterilen olaylar sadece göz boyamaktan ibaret.

Bizde ise Gezi olayları prova edildi. Oldukça da başarılı olunduğunu söyleyebilirim. Sosyal medya üzerinden insanların nasıl yönlendirilebileceğine şahit olduk. Bir çok iyi niyetli kişinin de bu yönlendirmeyle olaylara dahil olduğunu biliyoruz. Son olarak Amerika Birleşik devletlerinde gördüğümüz olaylar sosyal medya devlerinin yani küresel sermayenin neler yapabileceğini gösterdi. Dünyanın jandarmalığını yaptığını düşünen bir ülkede bile medya devleri kendilerine muhalif yönetim istemiyor.

Çeşitli kanallarla davranış kodlarımızı çözen dijital akıl istediğinde bizi nasıl yönlendireceğinin ipuçlarını demiyorum, örnek uygulamalarını ortaya koydu. Artık sosyal davranış haritamız, psikolojik davranış kodlarımız birilerinin elinde. Whatsapp’ın son atağı bunun resmen açıktan söylenmesi.

Bir arkadaş toplantısında telefonlar kapalı olduğu halde yapılan sohbet esnasında bahsedilen konuyla ilgili biraz sonra girdiğiniz sosyal medyada karşınıza reklam çıkıyorsa işin hangi boyutlarda olduğunu kavramamız gerekir. Google earth gibi uygulamalarla uzaydan ensemizde kaç kıl olduğunu dahi sayabilen bir teknolojiye sahip bir güç var.

Bütün bu anlattıklarımız bizim elimiz kolumuzun bağlı olduğu anlamına gelmiyor. Yapılacak iş basit ülke olarak kendi sosyal ağımızı oluşturmak. En azından resmi kurumların tamamen yerli bir iletişim ağı üzerinden haberleşmesi. Bunun zor olduğunu düşünmüyorum. Vatandaşın hangi platformu kullanacağı kendi tercihi olabilir. Ancak yeni bir gezi olayının yaşanması durumunda yapılacak iş bu tür kanalların kapatılması. İşin bumerang gibi resmi kurumları etkilememesi için de yerli ağın bir an önce hayata geçirilmesi.

Yoksa herhangi bir uygulamayı bırakıp başka bir uygulamaya geçmek. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi bir şey olur. Yetkili ve ilgililerin bu konuda kafa yorduklarını düşünüyorum. Öyle değil ise ateş bacayı sardı.

 

 

 
Etiketler: DİJİTAL, TASMA,
Yorumlar
Haber Yazılımı