Yazı Detayı
17 Aralık 2018 - Pazartesi 11:32 Bu yazı 1761 kez okundu
 
EGO ŞİŞKİNLİĞİ VE ARIZİ NETİCE RİSKİ
Hamza Çakır
hcakir@gumuskoza.com.tr
 
 

 

 

Farkında mıyız bilmiyorum ama, gitgide egosu şişen bireyler haline geliyoruz. Bu ego şişkinliği yönetici tabakadan bulaşıyor topluma. Birazcık halktan ilgi gören öncüler kendisini erişilemez bir değer olarak addetmeye, hatta dünyayı kendi etrafında dönen bir uydu olarak değerlendirmeye başlıyor. Kendisi olmasa; dünya ha durdu, ha duracak zannediyor. Herkes aciz bir kul olduğunu, en azından öyle olması gerektiğini unutmuş vaziyette.

Bu ego şişkinliği, bireylerin kendi dışındakileri kusurlu görme hastalığını da beraberinde getiriyor. Herkese göre ötekinin kusurlu görüldüğü bir toplum haline dönüşmüş olmamız bu sebepledir. Oysa esas kusur bireysel egolarda yatıyor.

Önümüzde yeni bir seçim süreci var. En azından bu süreçte şehrin ve toplumun ortak sorunlarının öne çıkarılması, tartışılması ve çözüm önerilerinin ortaya konması gerekiyor. Bireysel faydanın yerine kamu yararı esas alınmadıkça, bırakın sorun çözmeyi, sorunları daha da büyütmekten kurtulamayız.

Bir kesim mevcudu muhafaza etmenin yoğun telaşı ile boğuşurken, diğer kesimde daha işbaşına gelmeden birtakım ayak oyunları baş gösteriyor. Mevcudu muhafaza etmek isteyenler hâlihazırdaki menfaatlerini kurtarmanın mücadelesini vermekte, alternatif olarak ortaya çıkanlar ise ucuz siyasete dayalı birtakım ayak oyunlarına tevessül etmektedir. Bu siyasal denklemin içerisinde toplumsal faydaya ait bir unsur yer almamaktadır. Basit ve bireysel mülahazalarla toplumsal fayda üretilemez! Zira herkes meseleye “ben” diye bakıyor.

Oysa toplumun önüne geçenler halka yön vermeli, yeni ufuklar açabilmelidir. Topluma liderlik etmek maksadıyla öne çıkanlar halkta heyecan uyandırmalı, ortaya koydukları irade ve iddia ile halkı hedefe odaklayabilmelidir. Mevcut durumdan vazife çıkarmak ve buna göre pozisyon tutmak sonucu zarara tahvil edecek bir yol açmaktır ki, buna tam olarak “ucuz siyaset” deniyor.

Nedir paha bakımından değerli olan?

Elbette ki bilgidir. Ehliyet ve liyakattir. Bu meziyetlerle birleşen irade ve istikamettir. Kararlılık, azim ve mücadeledir. İlkeli bir duruş, hedef gösteren bir yaklaşımdır. Toplumu hedefe odaklamanın temel parametreleri bunlardır.

Sığ gürültüler içerisinde korku ve hezeyanla üretilen çareden çıkacak tek netice kocaman bir hüsrandır.

Demem o ki, bireylerdeki egoistlik yönetici tabakadan sirayet etmektedir. Yönetenler paha bakımından değer ihtiva eden meziyetlerden mahrum olunca, bireyler de tıpkı onlar gibi şahsi faydanın hesabı ile sürece dâhil olma ihtiyacı hissediyor.

Popüler kimlik yerine donanım, liyakat, sadakat ve dürüstlük arayışında olmamız gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Maddi ve siyasi gücün şemsiyesi altında kısmet aramak hastalığı hepimizi yakıp kavurmaktadır.

Öne atılanlardan beklentinin mahiyeti arızidir. Popüler olana yoğun ilgi hem onları şımartmakta ve hem de sonuçları itibariyle hayal kırıklığına yol açacak yeni süreçleri davet etmektedir.

Tüm bu hengâmede biraz geri çekilmekte, olup biteni doğru tahlil etmekte, aklıselim ve sağduyu ile soğukkanlı davranmak suretiyle adım atmakta yarar görüyorum. Zira bu ego şişkinliği hiç hayra alamet değil.

Gaz pedalının yanında fren pedalı da bulunuyor. Her ikisini de doğru kullanmak ehliyetli şoförün emniyet ve selameti için ihtiyaçtır.

Aksi halde şarampole yuvarlanmak an meselesidir.

 

 
Etiketler: EGO, ŞİŞKİNLİĞİ, VE, ARIZİ, NETİCE, RİSKİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı