Yazı Detayı
08 Ocak 2020 - Çarşamba 10:55 Bu yazı 1199 kez okundu
 
KAR BEREKETTİR, RAHMETTİR
Niyazi Karabulut
 
 

 

Kar yağınca her tarafta bir tedirginlik. Bir yerde gözüme ilişti şehrimiz kışa hazır diye. Hani kar caddelerden sokaklardan alınacak gözümüzden uzaklaştırılacak. Gazeteler manşet atacak: “BEYAZ ESARET”. Esaret, ne kadar kötü bir kelime. Esir olmak hürriyetinin elinden gitmesi. Bereket ve rahmet olarak nitelenen bu nimete nasıl oldu esaret kelimesiyle anılıyor.

Köylerde söylenir: Kar olmazsa mahsul olmaz. Çiftçilerimiz için kar berekettir. Çocuklar için kar neşe kaynağıdır. Kartopu oynayacaksın, kızakla kayacaksın. Kar yağınca çocukluğumun soğuk kış günlerini hatırlarım. Pencerelerimizde oluşan buz desenleri hala gözlerimin önündedir. Çeşmelerde oluşan buz sarkıtları, tarlalarda tavşanların oluşturduğu izler, bir desen gibi ruhuma huzur verirdi. Kar temizliktir. Kar’ın beyazlığı insan ruhunu dinlendirir. Kar’ın bir psikolojisi vardır.

Köylerde kar ve kış sohbetlerin koyu olduğu mevsimdir. Komşuluklar artar, köy odalarında sohbetler demlenir. Sobada meşe odunu yanarken kaynayan bakır ibriğinin sesine karışan çay sohbetlerini köylü olanlar, köyle irtibatı olanlar bilirler. Kar bir kültürdür. Kar’a düşmanlık olmaz, onun için gazetelerin ‘beyaz esaret’ yaklaşımını doğru bulmuyorum.

“Şu dağlarda kar olsaydım, olsaydım”, diyen türkü benim içimi ısıtan türkülerdendir. Kar kadar temiz, saf… Elliott Smith’in Angel In The Snow (Karda Melek) şarkısı. Sözlerini anlamasam da içimi ısıtan şarkılardan. Her yağmur tanesini bir melek indirir rivayetini bana hatırlattığı için sevdim şarkıyı.

“Kar yağıyor bu gece, öyle beyaz ki şehir

Anlamak bir ömür sürer, hayat niye kirlenir”

Şehrimizi temizleyen kara inat şehirleri kirleten bizler için karın yağışı ne kadar hoş ne kadar güzel. “İncecikten bir kar yağar tozar elif elif diye” kar yağarken meydana gelen çizgiyi elife benzetmek ne kadar zarif bir bakış.

Bu yazıyı yazarken internetten kar türkülerini dinliyordum. Evet kar üstüne ne çok söz söylenmiş, türküler yakılmış. Soğuktan korumak için astronot gibi giyindirdiğimiz, kartopu oynamasına, kara dokunmasına müsaade etmediğimiz çocukların büyüyünce karın yağışını esaret olarak algılaması kaçınılmaz olacaktır. Kış aylarını kapılarda, karların içinde geçiren bizim kuşak için karın yağması mutluluktan başka bir şey değil. Toplum olarak davranışlarımız değiştiği gibi bakış açımız da değişiyor.

Kar için bir yazı kaleme alınca kardelenlerden bahsetmezsek eksik kalır. Karın altından ilk baş uzatan o çiçekten bahsediyorum. Sırf bu çiçekler için kar’ı sevmek gerekir. Kar mevsimi kışın ardından baharın geleceğini bilmek bunun hasretini çekmek de kış mevsimine ait güzelliklerden.

Tabiatın yeniden canlanması ibret nazarıyla bakmamız için bir fırsat. Kuranı Kerimde de bize öneriliyor. (Hadid-17, Fatır-9) Kış olmazsa, kar olmazsa, ardından bahar gelmezse tefekkür tarafımız eksik kalır.

Kış aylarının ve karın tefekkür dünyamızı zenginleştirmek için bir fırsat olduğunu söyleyerek bitirelim.

 
Etiketler: KAR, BEREKETTİR,, RAHMETTİR,
Yorumlar
Haber Yazılımı