Yazı Detayı
23 Kasım 2021 - Salı 09:40 Bu yazı 102 kez okundu
 
ÖNEMSİZ ŞEYLER YAZIYORUM
Niyazi Karabulut
 
 

 

Değer verdiğiniz şeyler aslında sizin değerinizi belirler. Neyin değerli neyin değerli olmadığı değerimizin olup olmaması kadar önemlidir.

Kelimeler, derin iç düşüncelerin kendilerinde bıraktığı korkunç kesafeti, ancak çok dikkatli bir tetkik neticesinde açığa vururlar; kelimelerin yüreğimin yükünü taşıyamadığını düşünürüm hep.

Mehmet Akif Ersoy kalbimize tercüman oluyor:

Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem; 
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım! 

Kelimeler ne pitoresk, ne de doğrudan doğruya dokunaklı oluşları ile değil, kendisine yüklenen anlamlar sayesinde değer kazanır. Yazıyı üstünkörü okuyan okuyucu yazının derinliğinden bir şey anlamaz. Onun için yazı beyaz üzerinde biraz siyah lekeden başka bir şey değildir.

Yaygın söylem şudur:  “her şey söylenmiş” dir. Böyle olunca binlerce yıldan fazla bir zamandır yaşayan ve düşünen insanlardan sonra dünyaya gelmekte geç kalmış oluyoruz. Renan der ki: “Hür olarak düşünebilmek için yazılan şeyin bir sonuca varmayacağından emin olmak lâzımdır.”

Günümüzde yazdıklarının değerine güvenen yazar az bulunur. Edebiyatın haysiyetini koruyarak yazmak kolay bir iş değildir. Ancak Renan gibi bir sonuca varmayacağını da bilerek yazmak en iyisi. Birde bizden akıldanelik beklemeyin. Kimseye verecek aklımız yok. Ayrıca bizim başkalarından akıllı olduğumuza kim karar veriyor ki. Bu yüzden önemsiz şeyler yazıyorum:

Mesela bu sezon hangi takımın şampiyon olacağı bir kardelenin açması kadar önemli değildir benim için. Borsanın yükselmesi ve alçalması bir kelebek kadar çekmez ilgimi. Yuro dolar paritesi ilgilendirmez beni bir gülün kokusu kadar. Beş yıldızlı bir otelde yatmaktansa bir gürgen ağacının altına uzanıp yaprakların arasından göğün maviliğini seyretmek daha haz vericidir benim için…

Sanayi endeksi bir kasımpatının açmasından daha ilginç gelmez bana. İsten simsiyah olmuş, katranlanmış bir demlikten dağlara bakarak çay içmek bana zevk verdiği kadar en lüks mekânlarda kapiçino içmek zevk vermez. Market fiyatlarına değil; ülkenin huzuruna odaklanırım.

Bilmem hangi televizyonun ekran yüzüyle oturup anlı şanlı laflar etmektense dağ başında bir çobanla oturup iki lafın belini kırmayı yeğlerim. Boğazdaki yalıya dağdaki bir kulübeyi tercih ederim. Kısaca çılgın modernliğe, huzurlu ilkelliği tercih ederim.

Bu sebeple önemsiz şeyler yazıyorum.

Aslında ilkellik denilen şeyin huzura tekabül ettiğini düşünüyorum bile.

Kalabalıklardan sıkılıyorum, inzivayı seviyorum. Çünkü ruh tevhide aşinadır. Kesretten sıkılır.

 
Etiketler: ÖNEMSİZ, ŞEYLER, YAZIYORUM,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı