Yazı Detayı
26 Şubat 2020 - Çarşamba 12:15 Bu yazı 111 kez okundu
 
ŞEYTANİ ZEKÂ
Niyazi Karabulut
 
 

 

Allahu Teala’nın insana verdiği en büyük nimetlerden biri akıl. Akıl; bilginin ve gerçeğin peşindedir. Zekâ ise anlama kabiliyetidir. Zekâ; “beynin algılama hızı ve hatırlatma aracıdır” denilebilir. Akıl hakikatin; zekâ menfaatin peşindedir. Zekâ, etik bir anlam taşımaz, “nötr” vaziyettedir.

Hz. Peygamber Efendimiz de: "Akıllı; nefsini kontrol altına alıp, ölümünden sonraki ebedi hayat için hazırlanan kimsedir." buyurmuştur. (İbn-i Mace, Züht, 31)

Akıllı insanın davranış biçiminin ne olacağo bu hadisi şeriften anlaşılıyor. Öte yandan bir de cehalet ve zalimlikle bezeli bir şeytani zekâ vardır ki nefsin terbiye edilememesiyle öne çıkar. Bu şeytani, zekâ sahipleri elebaşı olarak bütün kötülüklere imza atarlar.

Şeytanın her yere egemen olacağı bir dünya kurmak hevesindeki bu hainlerin sinsi dini planlarına “yeni dünya düzeni” ismini vermeleri kendilerini bir düzen içinde olduklarına ikna etmeye çalışmalarındandır.

Hiyerarşik, planlı, ısrarlı, sinsi, muammalarla dolu, kendisini çağa göre sürekli yenileyen bir şeytan dini yaratma hevesindeki bu şeytanların para ve makamları çok iyi idare etmeleri nedeniyledir ki bugün tüm dünya bunların egemenliğindedir.

Ellerine geçirdikleri argümanlarla mazlum insanların kanını emmeyi kendilerinde bir hak olarak gören bu insanlar şeytanın emrine amade paralı askerlerdir. Bunların dünya ölçeğinde olanları olduğu gibi yerel ölçekte de olanları vardır.

Kıtalar ötesinden bölgemizde petrole, doğal kaynaklara sahip olmaya çalışmak böyle bir şeytani zekâ ile yapılmaktadır. Bu şeytani zekâ sahipleri diğer insanları insan olarak kabul etmemekte. Onlara her türlü baskı ve zulmü, hatta onları yok etmeyi kendilerinde bir hak olarak görmektedirler.

İsrail hükümetinin Filistin topraklarını işgal etmesi, Trump’un buna çanak tutması böyle bir şeytani zekâdan kaynaklanmaktadır. Dünya mazlumlarının Birleşmiş Milletler denilen adaletsiz yapı tarafından göz ardı edilmesi; kendileri her türlü silahı yaparken üçüncü dünya ülkeleri diye isimlendirdikleri ülkelerde böyle bir çalışmaya fırsat vermemeleri böyle bir şeytani zekâ sonucudur.

İnsanların yurtlarını, varlıklarını elinden almak şeytani zekânın eylemidir. Bu dünya çapında böyle iken yerel ölçekteki şeytani zekâ da aynı mantıkla hareket eder. Binasını çeşitli hilelerle yükseltip komşusunun görüntüsünü, güneşini kesen böyle bir şeytani zekâdır. Hiç kimse kazanmasın ben kazanayım, komşum ne olursa olsun mantığıyla hareket eden esnaf böyle bir şeytani zekânın sahibidir. Şu makamı çeşitli entrikalarla ele geçireyim, başkasına yar olmasın diye çabalayan bürokrat ta şeytani zekâsını kullanarak atraksiyonlar yapmaktadır.

Şeytani zekâ hayatın her alanında görebilenler için kendini açık etmektedir; sanatta, siyasette, ticarette, sosyal alanda… Özetle şeytani zekâ; aklı devre dışı bırakıp, her türlü hinliği ve cinliği yapma eylemidir.

 

 
Etiketler: ŞEYTANİ, ZEKÂ,
Yorumlar
Haber Yazılımı