Yazı Detayı
15 Mayıs 2019 - Çarşamba 12:11 Bu yazı 417 kez okundu
 
Türkiye'nin Seçimi
Hüseyin Çelik
hcelik@gumuskoza.com.tr
 
 

İstanbul,

Dünyanın en güzel kenti.

Daha da önemlisi; fethedecek komutan ve askerin, Peygamber Efendimiz tarafından iltifata mazhar olduğu şehir. İstanbul.

Malum bu günlerde İstanbul ne bu şanlı tarih, ne binlerce yıllık kültür, ne âlemleri kıskandıracak manevi iklim, ne de gönüllerde taht kuran ihtişamı ile gündemde. 31 Mart yerel seçimleri öncesi ve sonrası İstanbul’u kimin yöneteceği yalnızca İstanbul’un değil tüm Türkiye’nin ve hatta Dünyanın en çok merak ettiği konu. Seçimler bitti ancak adaylar arasındaki oy farkının çok az olması, sandık kurulu teşkillerinde, bazı sandık sayım tutanaklarında önemli hataların yapılmış olması ciddi itirazları da beraberinde getirdi. Kaybeden tarafta olan AK Parti ve MHP’nin organize usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla Yüksek Seçim Kuruluna yaptığı itiraz 6 Mayıs Pazartesi günü cevap buldu. YSK İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı için 23 Haziran’da yeniden seçim yapılmasına karar verdi. Hülasa siyaset; İstanbul’un Mayıs ayı coşkusu olan Erguvan ve lalelerin tüm güzellikleri gölgede bırakarak dikkatleri kendi üzerine toplamayı yine başardı.

İstanbul’da 23 Haziran’da yapılacak seçim yıllarca süre gelen yenilgilerin hesabını görme fırsatı olarak ta kendini  ortaya koyuyor.İstanbul seçimi; bir taraftan mevcut iktidar için güvenoyu olurken, diğer taraftan ana muhalefet için de tamam mı- devam mı anlamı taşıyor. İşte bu nedenle tüm gözler 23 Haziranda yapılacak olan seçimlere çevrildi.İstanbul'da 23 Haziran'da yapılacak olan seçim, Türkiye'nin seçimi olarak öne çıktı.

Cevap bulması gereken en önemli soru;  “23 Haziran seçimlerinde İstanbul'u tekrar Ekrem İmamoğlu alırsa ne olur?” sorusu. Elbette iktidar partisinin karşısındaki bloğun eline genel seçimler için yeni bir koz geçmiş olur. Bu koz kullanılarak ülkenin yeniden Genel Seçimlere götürülmesi hem iç hem de dış unsurlar tarafından talep edilebilir. Bu talep 4,5 yıllık bir istikrar söz konusuyken, coğrafyasında çok önemli gelişmelerin yaşandığı Türkiye’yi içine kapanmak durumunda bırakabilir ve sorunlu bir sürece sokabilir.

31 Mart 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı  seçimlerinde arada ki farkın çok az olması seçimin kimin tarafından kazanılacağını ortaya koymasa da bize göre mağdur rolünde ki Ekrem İmamoğlu’nun şansı biraz daha artmış gibi görünüyor. Lakin karşısında da Türkiye Cumhuriyetinin bugüne kadarki en güçlü iktidarı bulunurken halk tarafından çok sevilen Recep Tayyip Erdoğan ve devletin gücüde var.Secimin tek İstanbul'da yapılması büyük bir çekişmeyi de beraberinde getirecek. İstanbul seçimlerini AK Parti ve Cumhur ittifakı kazanırsa sürprizde olmaz. Kimse Cumhur ittifakının kazanmasını sürpriz olarak görmemeli.

İstanbul’da seçimin 31 Mart’ta kafa kafaya bitmesinde en büyük rol sandığa gitmeyen AK Partili ve MHP’li seçmenlerdi.  İstanbul’da Cumhur ittifakının seçmenleri sandığa gitmedi. Lakin seçimin kaybedilebileceği görülünce sandığa rağbet, şimdi çok olacaktır. AK Partiye kızgın ve kırgın olanlarda sandığa gidecektir. Bize göre ekonomik  olarak AK Partiye kızgın ve kırgın olanlar bile sandığa gidecektir. AK Parti ve Cumhur ittifakının İstanbul'da ki seçimleri kazanmasının asıl gücüde burada yatmaktadır. Birde Cumhur ittifakının diğer partisi MHP üstleneceği rol ve söylemleri seçimleri etkileyecek diğer bir etkendir.

Öte yandan geçtiğimiz hafta sonu DSP ile görüşen CHP, DSP ve adayını ikna etmeyi başardı. Buda DSP İstanbul'da CHP adayın Ekrem İmamoğlu’nun destekleyeceği ortada. Şimdi İstanbul seçimlerinde en büyük etkenlerden biride Saadet Partisi olarak görünüyor. Çünkü Saadet Partisinin İstanbul'da aldığı oy 100 bin çıvarında buda seçimin her türlü kazananı demek olacak. Şimdi gözler bundan sonraki ittifaklara çevrilecek. İstanbul’da seçimin belirleyicisi, seçime katılacaklardan ziyade seçimden çekilecek partiler olacaktır.

Bir diğer önemli husus ise CHP'nin izleyeceği yol. Bu yol büyük önem arz ediyor. Ekrem İmamoğlu'ndan ziyade CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun izleyeceği rol... Nedeni ise geçtiğimiz günlerde mecliste yaşananlar ve bu yaşananların kahir ekseriyetle CHP’nin gerçek yüzünü yansıttığı yönündeki algıdır.  Mübarek Ramazan ayında milletin gözüne baka baka su içen milletvekili ister istemez tepki alıyor. Elbette ki inancı kimseyi ilgilendirmez ancak, ahlaki yönünü bırakın yapılanın siyasi anlamda da ciddi bir cehalet göstergesi olduğu aşikârdır. Ekrem İmamoğlu seçimi kazanmak için Fatih Camiinde Yasin’i Şerif okusun, her gece bir evde iftara katılsın, gece demesin gündüz demesin çalışsın, CHP bir vekil tüm bu emekleri bir anda yıkıp viran etsin.

Evet; Ekrem İmamoğlu İstanbul seçmenine kendini kabul ettirdi lakin CHP kendini nasıl kabul ettirecek. Her ne olursa olsun İstanbul seçimleri hem iktidar açısından hem muhalefet açısından referandum olacaktır. Kazanan yoluna devam ederken kaybedenler için büyük sıkıntılar ortaya çıkacaktır.

 
Etiketler: Türkiye'nin, Seçimi,
Yorumlar
Haber Yazılımı