Yazı Detayı
04 Mart 2020 - Çarşamba 10:38 Bu yazı 996 kez okundu
 
VATAN HAİNLİĞİ
Niyazi Karabulut
 
 

 

Vatana ihanet, vatan hainliği ya da hıyanet-i vataniye, çok hoş bir tabir değil. Vatana ihanet gibi bir yafta hiç şık durmuyor. Hatta bir insanı vatan haini olarak nitelemek ağır bir vebal olsa gerek. Ancak şu kadarını da söyleyelim ki bu topraklarda hainler, düşmanla işbirliği yapanlar hiç eksik olmamıştır.

Tarihten bir örnek: Osmanlı tarihinde ihanetle suçlananlardan birisi Çandarlı Halil’dır. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'un fethi sırasında kendisinin tüm kararlarına muhalefet etmesine rağmen tolere ettiği Çandarlı Halil'i, son olarak Bizans'la işbirliği yaptığının ortaya çıkmasıyla birlikte idam ettirdi. İdam edilen ilk Osmanlı sadrazamıdır. Vicdani olarak vatana ihanetin cezasının ölüm olması bizi rahatsız etmez.

Türk ceza hukukunda vatana ihanet suçu tanımlanmamıştır. Ancak Türk Ceza Kanunu'nun devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, düşmanla işbirliği yapmak, devlete karşı savaşa tahrik, temel milli yararlara karşı hareket, askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma, düşman devlete maddi ve mali yardım konularını işleyen 302-308. maddeleri, geleneksel olarak vatana ihanet kapsamına giren suçları içerir.

Bu girizgahı uzun tutmamızın sebebi şudur; bazı kahvehane sohbetlerinde Suriye ile ilgili olarak konuşulanlar, hatta televizyon ekranlarına yansıyan demeçler… Herkesin düşüncesini rahatlıkla söyleme hakkının olduğu bir ortamda bu tür muhalif düşüncelerin olmasını belki düşünce ufkumuzu geliştirmek açısından faydalı bulabiliriz.

Ancak sesli düşünerek şunları söyleyebiliriz; acaba ABD, Rusya, İran Suriye’de ne yapmak istemekte. Mesabesinde. O zaman burada başımızı iki elimizin arasına alıp bir daha düşünmemiz gerekiyor. Şu durum artık o kadar aleni ki ne yapsalar gizlenemiyor. İslam coğrafyasında atılan her adım İsrail’in daha fazla yayılmasını sağlamak için yapılıyor. İran’ın Suriye’de batıya çanak tutacak şekilde davranması arka planda olanları anlamamızı zorlaştıracak nitelikte.

Amerika kendisini korumak için savaşmayı Irak, Afganistan ve Suriye’de göze alırken bizim sınırımızda olanlara bigane kalmamız elbette düşünülemez. Artık yeni dünya düzeninde sınırlarınızı içeriden koruyamıyorsunuz. Gerekirse yurtdışı operasyonlar yapmak yurt savunmasının bir parçası. Bunu 30-40 yıldır terörle uğraşan bir ülke olarak en iyi bizim vatandaşlarımızın bilmesi gerekir. Türkiye’nin savunması sınırlarımızdan itibaren değil; Suriye, Irak, Libya gibi ülkelerin sınırlarından başlıyor.

Savaş karşıtlığı, hümanizm gibi gerekçelerle Türkiye’nin Suriye politikasına karşı çıkanlar İsrail’in Filistin’i işgali konusunda neden görüş serdetmezler. Bizim Suriye’de ne işimiz var diyenlere soracağımız bir soru daha var. İran’ın Suriye’de ne işi var? İran’ın mezhepsel bir yayılmacı politikasının olduğunu herkes biliyor; bunu bir ölçüde anlamlandırmayı da düşünebiliriz; ancak İran’ın yaptığı faaliyetlerin İsrail’in işine yaradığını düşünüyorum. Acaba İran ile ABD ve İsrail arasında gizli bir bağlantı mı var? Diye de düşünmeden edemiyorum.

Gelelim konumuza savaş karşıtı olduğundan dolayı hiç kimseyi hain ilan edemeyiz; ancak Esed güçleri vatanını savunuyor, bizim askerimiz orada işgalcidir diyen varsa bilsin ki vatan hainidir.

 
Etiketler: VATAN, HAİNLİĞİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı