Haber Detayı
14 Nisan 2021 - Çarşamba 08:46 Bu haber 1866 kez okundu
 
ESARET DOLU ACI BİR HATIRA
Gümüşhane’nin Unutulan Kahramanlarından Sadullah Sadi Selçuk, Gümüşhane Tarihine Bir Nebze de Olsa Işık Tutuyor
YAŞAM Haberi
ESARET DOLU ACI BİR HATIRA

İsmail Hacıfettahoğlu’nun “Birinci Dünya Harbinde Gümüşhane ve Sadi Selçuk’un Hatıratı” adlı eseri, Gümüşhane tarihine bir nebze de olsa ışık tutuyor. Yaklaşık 105 yıl önce, 19 Temmuz 1916 Çarşamba günü Rus ordusu tarafından işgal edilen Gümüşhane'nin işgalinin 100'üncü yılı anısına hazırlanan kitap, iki ana bölümden meydana geliyor. 1828-1829 yıllarında yaşanan Osmanlı-Rus harbi sırasında Gümüşhane’nin ilk işgali ile başlayan kitabın ilk bölümünde genel olarak Birinci Dünya Harbinde Gümüşhane ve çevresinde yapılan muharebeler anlatılıyor. Genelkurmay Başkanlığı neşriyatından, bölgede komutanlık yapan Fevzi Çakmak, Yakup Şevki Paşa ve Selâhattin Adil Paşa gibi isimlerin kalemlerinden aktarılan hatıratlarda, Gümüşhane’nin o dönemki sosyo-ekonomik durumuna, insan yaşantılarına ve demografik yapısına ait ipuçları detaylı bir şekilde yer veriliyor. Kitabın ikinci bölümünü ise Gümüşhane’nin unutulan kahramanlarından olan Sadullah Sadi Selçuk’un çocuk yaşta tanık olduğu acıları, sevinçleri, mücadeleyi ve zaferi anlattığı, yaşanan o acı günlere ışık tutması nedeniyle birçok yönden değerli olan “Hayatımın Önemli Noktalarından-Esaretin Acı Hatıraları ve 37.Kafkas Fırkasının Trabzon’u İstirdadı-Kurtuluş” adıyla yayınlanmış hatıratı oluşturuyor. 

Sadullah Sadi Selçuk

 1901 yılında bugün Torul İlçesine bağlı Kalecik Köyünde doğan Sadullah Sadi, Birinci Dünya Savaşı'nın acılarını en yoğun şekilde yaşayan insanlarımızdan biridir. Gümüşhane'nin işgaline bizzat şahit olan Sadullah Sadi, Trabzon'un kurtuluşuna da bizzat şahit olmuştur. Çocuk yaşta esir düşmüş, sürgün edilmiş, nice maceralardan sonra işgal altındaki Trabzon'a dönmüş olan Sadullah Sadi, yaşadıklarını kaleme alarak tarihimize ışık tutmuş, değerli katkılar sunmuştur.

 Şehit Hacıalizade Hüseyin Hüsnü Beyin Oğlu

 Babası Torul adliyesinde sorgu hâkimliği yapan ve Gümüşhane’nin işgali esnasında Ermeniler tarafından şehit edilen Hacıalizâde Hüseyin Hüsnü Bey (1861-28.7.1916), annesi ise Fatma Hanımdır(1872-14.06.1914). Soyadı kanunu ile birlikte Selçuk soyadını alan Sadullah Sadi, ailenin dört erkek evlâdından ikincisidir. 19.12.1924 tarihinde Hasan Tahsin ve Safinaz kızı Hatice Hanım ile evlenen Sadullah Sadi Selçuk’un bu evlilikten Necla Ayhan, Necla Ayhan ve Yurdanur adlı üç kızı dünyaya gelmiştir. 

Gavur Dağı Eteklerinde Esir Alınır

 Sadullah Sadi tahsiline Gümüşhane'de başlamış, Gümüşhane Rüştiyesi'nden mezun olduktan sonra vaktinin boş geçmemesi düşüncesiyle Torul Adliyesinde mahkeme azası olup Sorgu Hakimliği yapan babasının yanında çalışmaya başlar. Bu dönemde Rus orduları büyük kuvvetlerle taarruza geçerek Erzurum ve Trabzon'u düşürür. Torul'un hükümet merkezinin Karahisar'a (Şebinkarahisar) taşınması kararlaştırılır. Henüz 17 yaşında olan Sadi Selçuk, adliyeye ait evrak ve kuyudatının nakline babası adına memur edilir. Hazırlıklar yapılır ve yola çıkılır. Gâvur Dağı eteklerine varıldığında ise Rus süvarileri tarafından esir alınır ve mahkeme kuyudatına el konulur. 

Çeşme Başında İki Rus Askerini Öldürür 

Sorguya çekilen Sadullah Sadi, Rus Topçu Birliği kumandanına Türk kuvvetlerinin yeri ve miktarı hakkında yanlış bilgiler vererek imhalarına sebep olması üzerine, çeşitli maceralar yaşadıktan sonra Rusların elinden kaçmayı başarır. Ailesi ile buluşmak amacıyla o dönem kent merkezinin bulunduğu Gümüşhane'nin Süleymaniye mahallesine giden Sadullah Sadi burada babasının şehit edildiğini öğrenir. Yakalanma ihtimali belirdiğinde karşısına Ahıska Türklerinden Rus ordusunun iaşe müteahhidi Kinyas Mahmut Bey çıkar. Kendisini himayesi altına alır ve sahte kimlikle Trabzon'daki ofisine gönderir. Rus topçu birliğinin imhası ve Süleymaniye’ye gelirken çeşme başında öldürdüğü iki Rus askeri nedeniyle aranan Sadullah Sadi, kaldığı Ortahisar semtindeki evden Rus kolluk kuvvetlerince yakalanarak Sibirya'ya gönderilirken yolda hastalanır ve Tiflis Garında bırakılır.

 Tiflis’den Trabzon’a Maceralı Yolculuk

 Gar sağlık görevlileri tarafından tedavi edilerek Tiflis hapishanesine konulur. Bu hapishanede sekiz ay kaldıktan sonra bir yolunu bularak çıkar ve maceralı bir yolculuk sonrası Batum üzerinden Sultan Selim Dağını aşarak Hopa'ya oradan da deniz yoluyla Trabzon'a döner. Rus işgali altında bulunan bölgelerde yaşayan Müslümanlara yardım etmek üzere kurulan ve genel merkezi Bakü'de bulunan Cemiyet-i Hayriye-i İslâmiye, halk arasında İslâmların Koruma Cemiyeti olarak bilinen cemiyetin Trabzon Şubesi'ne giderek cemiyet mensuplarının arasına katıldı. Gizli açık bütün faaliyetlerinde aktif olarak görev aldı. Ermeni kuvvetlerinin halka zulüm etmesini önlemek amacıyla yürütülen her türlü faaliyette bizzat yer aldı. Yerel milis teşkilâtına girdi. 

Olağanüstü Maceralarla Dolu Bir Esaret 

Gavur Dağları eteklerinden başlayan; Gümüşhane’den Trabzon’a, Trabzon'dan Batum'a, Batum'dan Tiflis’e, Tiflis'ten Batum, Hopa ve Trabzon'a uzanan ve Trabzon’un kurtuluşu ile sona eren olağanüstü maceralarla dolu bir esaret hayatı yaşadı. Yaşadığı esareti ve bizzat şahidi olduğu Trabzon'un kurtuluşu ile ilgili hatıralarını bir kitapta topladı. 1955 yılında Konya'da basılan ve dönemle ilgili çok değerli bilgileri ihtiva eden kitap, "Hayatımın Önemli Noktalarından: Esaretin Acı Hatıraları ve 37- Kafkas Tümeninin Trabzon'u düşmandan istirdadı -Kurtuluş" adını taşıyor.

 Sadullah Sadi Selçuk’un Vefatı

 Emekli olduktan sonra siyasete atılmış olan Sadi Selçuk Demokrat Parti'nin Gümüşhane'de teşkilâtlanması çalışmalarına önayak olmuştur. Bilahare siyasette umduğunu bulamayan Selçuk, memuriyete dönerek Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmaya başlar. Memuriyet görevinden hastalığı sebebiyle ayrılan Sadi Selçuk, 16.07.1967 tarihinde Ankara'da vefat eder ve İstiklâl Madalyası sahibi olması nedeniyle Cebeci Askeri Şehitliğine defnedilir.

Kaynak: Editör:
Etiketler: ESARET, DOLU, ACI, BİR, HATIRA,
Yorumlar
Haber Yazılımı